top of page
Talip Koç ile Tiyatro Yazıları.png
THEATRE NEWS TURKEY
  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube
  • Pinterest
  • Instagram
AĞUSTOS'2024
Sabahattin Ali, Tiyatro Yazıları, Ağustos, 2024.png
Tiyatro Yazıları-6
Atilla Revüsü
Tiyatro Yazıları-6
Orhan Veli Kanık, Tiyatro Yazıları, Ağustos, 2024.png
Geçen sayıda, Sabahattin Eyüboğlu'nun "Tiyatro yazısı" münasebetiyle, aktor Muammer Karaca'nın şehrimizde verdiği temsillerden bahsetmiştim.
Bir iki senedir yaz gelmiyor mu? 
Ankara'da bir tiyatro faaliyetidir başlıyor. Cebeci'deki açık hava tiyatrolarından birinde bu sene
de Atilla Revüsü var. AtilaRevüsü
sekiz on gün kadar Ekrem Reşit'le Cemal Reşit'in yazdıkları
Deli Dolu adlı opereti oynadı. Bu türlü eserlerin tuluat sahnelerinde
zaman zaman enikonu güzelleştiğini birçok defalar gördüğüm için bu revüye de gittim. Gittim ama, umduğumu bulamadım. Her şeyden evvel, bu teşekkülün bir tiyatro teşekkülü olmadığını soylemeliyim. İçlerinde ne bir aktöre rastlayabildim, ne de bir aktrise. Bayan Toto'nun hüsnüniyeti ile Gülriz Süruri'nin göz dolduran hali bir sahneyi kurtarmak için kafi gelmiyor. Tiyatro sayesinde geçinen insanlardan her şeyden evvel tiyatroyu ciddiye almaları 

beklenir. Oysa ki bu revüde bunu
bulmak imkansız. Aktörler birbirleriyle konuşurken ahaliye dönerek konuşuyorlar. Baş erkek oyuncu (adı Tevhit Bilge) yalnız kendi sozünü soyleyeceği zaman mikrofon başına geliyor; sozünü bitirir bitirmez ellerini pantolon ceplerine sokup başlıyor dolaşmaya. Karşımdakinin de ona söyleyecekleri varmış, umurunda değil. Tevhit Bilge karşımdaki aktorü 
küçümseyebilir; ama halkı
küçümsemeye hakkı yok. Yüzlerce kişinin kendisini seyretmek için uzak uzak yerlerden kalkıp oraya kadar geldiklerini unutmamalı.

   Yazılı eserlerin kalıplaşmış
nüktelerinin tuluat sahnelerinde sahnelerinde çoğu zaman inceldiğini, şirinleştigini gördüm. Bu heyette ise, tersine, nükteler, halk daha iyi anlasın diye midir nedir, olduğundan daha basit, daha bayağı bir hale getiriliyor. 
Herhalde bu da halkı hiçe saymaktan olacak. Atilla Revüsü'nü idare edenler
halkın da bir zevki olduğunu, hiç olmazsa kendileri kadar
bir zevki olduğunu düşünmek zorundadırlar.

 
Gyges ve Yüzüğü
Piyesi Hakkında
   Alman tiyatro muharrirlerinin en meşhurlarından Friedrich Hebbel (1813-1863) tarafından yazılmış olan Gyges ve Yüzüğü trajedisi, mevzuunu Yunan tarihçisi Heredotos'un anlattığı bir vakadan almaktadır. Yalnız Hebbel bu efsaneye bir de yüzük vakası karıştırmıştır. Piyesin mevzuu kısaca şudur: Tanrı Herakles'in soyundan gelen Lidya Kralı Kandaules'in sarayında Gyges isminde genç bir Yunanlı misafir vardır. Bir avda tesadüfen Kandaules'in hayatını kurtarmış olan Gyges'le kral gayet yakın iki dost olmuşlardır. Genç Yunanlı bir gün krala, parmağındaki yüzüğün hikâyesini anlatır: Bu yüzüğü, kendini kovalayan haydutların elinden kurtulmak için sığındığı bir mağarada bulmuş ve onun sayesinde haydutların elinden kurtulmuştur; çünkü parmağa takılan yüzük sahibini görünmez yapıyordu. Kandaules yüzüğün bu kudretini duyunca, çok sevdiği karısı güzel Rhodope'yi Gyges'e göstermek ve onun güzelliğinin başka biri tarafından da takdir edildiğini duymak ister ve yüzük sayesinde görünmez hale gelen Gyges'e bir gece, Rhodope'yi çıplak olarak gösterir. Fakat genç Yunanlı bu harikulâde güzellik karşısında kendini tutamayarak içini çekmiş ve kadın bunu duymuştur. Kendisini kimin çıplak olarak gördüğünü öğrenmek için çalışır ve öğrenince de, zaten kendisine âşık olmuş bulunan Gyges'e, Kandaules'i öldürmesini emreder. Lidya halkı da, memlekette birtakım yenilikler yapmak ve kendilerini batıl itikatlardan, köhne ananelerden kurtarmak isteyen hür ve açık fikirli kralı sevmemekte ve spor şenliklerinde büyük başarılar göstererek çelenkler kazanan genç Yunanlıya meyletmektedir. Nihayet Gyges çok sevdiği kralı, Rhodope'nin ısrarıyla, bir dövüşte öldürür. Rhodope ile nikahlanır, fakat kadın, düğün olur olmaz: "İntikamım alındı! Çünkü artık beni, görmeğe hakkı olmayan biri görmüş değildir. Fakat şimdi senden işte böyle ayrılıyorum!" diyerek kendini hançerler ve ölür. Dilimize çevirdiğimiz sahne, Kandaules'in, ölümünden biraz evvel kölesi ile ve Gyges ile konuşmasını göstermektedir.
                                            TERCÜME
                                      19 Kasım 1941
bottom of page